
Eski Ankara'da Endüstri
KENTTARİHİ Yazı: Mehmet Ali Kılıçbay Eski Ankara da Endüstri Ankara, belki çok kimse inanmayacak ama, tüm Osmanlı dönemi boyunca Anadolu nun en büyük endüstri kenti olmuştur. Öte yandan, bu endüstriyel üretimin çapı, her zaman İstanbul unkinden kat kat büyük olmuştur. Bunun başlıca nedeni, İstanbul un tamamen kendi ihtiyaçlarına yönelik olarak üretim yapmasına karşılık, Ankara nın dünya piyasasına yönelik çok büyük çaplı endüstriyel bir üretime sahip olmasıdır. Ankara nın bu üstünlüğünü sağlayan, Ankara Keçisi nin yapağısından elde edilen sof (angora) üretimidir. Bu üretim öylesine bir boyuttadır ki, kentin 16. yüzyıl sonu 17. yüzyıl başı nüfusu, 1820 bin olarak tahmin edilmektedir. Şimdilerde bir mahalle nüfusunun bile bundan fazla olduğu düşünülecek olursa, bu rakam çok küçük gibi gelebilir. Ama o dönemin tarım teknolojisi ve ulaşım olanakları göz önüne alındığında, bunun muazzam bir nüfus olduğu anlaşılır. Nitekim aynı yıllarda, Avrupa da nüfusu 20 bin civarında olan kent sayısı 20'yi geçmemektedir. Bu nüfusun ne kadar büyük olduğunu anlamak için küçük bir hesap yeterlidir. O dönemin verimlilik rakamlarına göre, bir kentlinin beslenebilmesi için yaklaşık 7-10 köylü hanesinin artı ürünü gerekmektedir. Bu orana, devletin köylüden aldığı vergi payının, toplam ürünün onda biri ile sekizde biri arasında değişmesinden ulaşıyoruz. Biz gene de ortalama bir rakam olarak bir şehirlinin beslenebilmesi için en az beş köylü hanesi gerektiğini kabul edelim ve bir haneyi de beş kişi sayalım. Bu durumda, Ankara nın 20 binlik nüfusunun beslenebilmesi için en az 500 binlik bir köylü nüfusu gerekmektedir. Eğer buna sof üretimi için gerekli tiftik keçilerini besleyen göçebe veya yerleşik hayvan üreticileri de katılacak olursa, rakam en az 600 bine çıkmaktadır. O çağın koşulları içinde, devasa bir tarımsal yoğunlaşmaya sahne olan Ankara, bu kadar büyük bir kalabalığı, Osmanlı coğrafyasında ve iktisadında, sahip olduğu çok özel yere borçlu bulunmaktadır. Ankara, Anadolu nun en verimli ovalarından birinin ortasında yer almaktadır ve sof ticareti, uluslararası ekonominin bir kolunun, kente kadar ulaşmasına yol açmaktadır. Yerel piyasanın ihtiyaçlarını kat be kat aşan bir ölçekte olan sof üretimi, Ankara yı, tüm Osmanlı kentleri içinde çok farklı bir yere oturtmakta ve onu, uluslararası ticaretin önemli merkezlerinden biri haline getirmektedir. Değişik tarihlerde Ankara ya gelen yabancı seyyahların hepsinin dikkatini, kentteki sof üretimi ve ticareti çekmiştir. Şehre 1539 yılında gelen Fransız gezgin Michel Membre, Ankara yı, "zambelotti (sof) yapılan yer" olarak nitelemektedir. Kentten 1555'te geçen Busbecq, uzun tüylü tiftik keçilerinin (angora) kıllarından iplik yapımının, Ankara ya özgü işler olduğunu anlatmıştır. Busbecq le birlikte yolculuk yapan Dernschwam ise sof üretiminin tüm aşamalarını ve kumaş yapımını ayrıntılarıyla tasvir etmiştir. 12 Yolculuk