Yolculuk Dergisi 58. Sayı

Kısa Bir Ankara Tarihi -II-


KENTTARİHİ Yazı: Mehmet Ali Kılıçbay Kısa Bir Ankara Tarihi -II- İslamiyet in 7. yüzyılda ortaya çıkmasından sonra çok hızlı bir Şekilde genişlemesiyle, Orta Doğu coğrafyasının büyük bölümü, kısa bir süre içinde İslamlaşacaktır. Doğuda Hindistan içlerine ve batıda İspanya ya kadar ulaşan (daha 711 tarihinde) İslamiyet, Anadolu yu ele geçirmekte zorlanacaktır. Bugün, ülkemizin doğu ve güneydoğu bölümlerini meydana getiren bölgede, Arap güçleri ile Bizans askerleri arasında, yüzyıllarca sürecek bir sınır savaşı söz konusu olacaktır. Her imparatorluğun başına geldiği gibi Bizans da gerilemektedir ama sınırlarını koruyacak gücü henüz kaybetmemiştir. Ankara, Bizans ın son günlerinde, özellikle 10. yüzyılda görkemli günler yaşamaktadır. Maden, baharat, fildişi, Şarap ve diğer değerli malların işlendiği ve depolandığı büyük bir ticaret üssü haline gelen kent, adeta Bizans ın Anadolu daki en önemli merkezi olmuştur. Hem geniş çaplı ve çok uzak mesafeli bir uluslararası ticarete ev sahipliği yapmakta, hem de hiçbir ticaret karşılıksız olamayacağı için büyük bir endüstri merkezi haline dönüşmektedir. Ankara nın kumaşları ve Şarapları, bu ticaret alanında büyük bir ün kazanmışlardır. Öylesine ki adının, Farsçada üzüm anlamına gelen "engür"den türetilen "engürü" olduğu iddiaları bile yaygınlık kazanmıştır. Selçukluların önce İran ı ele geçirmeleri, ardından tüm Orta Doğu coğrafyasında hızla ilerlemeleri ve Asya dan gelen Türk göçlerinin yoğunluğunu uzun süre kaybetmemesi gibi nedenlerden ötürü, I Anadolu, İran Selçuklu Devleti nin baş hedefi haline gelecektir. Nitekim 1071 Malazgirt Savaşı yla, Anadolu ya yoğun bir Şekilde giren Türklerin, İznik e ulaşma tarihi, 1082'dir. Açıkçası, Anadolu nun Türkler tarafından fethi, 10 yıl gibi kısa bir zamana sığmıştır. Ankara nın bu süreçteki fetih tarihi, 1073'tür. Ancak Anadolu nun Türkler tarafından fethinin hemen arkasından, 1093 yılında Haçlı Seferleri başlayacak ve 200 yıl boyunca sürecektir. Üstelik bu seferlerin en önemli geçiş yolu, Anadolu olacaktır. Bu geniş kapsamlı askerî harekatların, Anadolu da büyük bir istikrarsızlık ortamı yaratması kaçınılmazdır. Bu süreç içinde, Ankara, 1101'de Haçlıların eline geçmiş, onlar da kenti Bizans a geri vermişlerdir. Selçukluların Şehri geri almaları, ancak 1120'de olacaktır. Bu arada Anadolu ya göçler devam etmekte ve yeni yerleşimlerin karmaşası içinde, kent hayatı da gerilemektedir. Bunların üstüne, Moğolların bölgeye gelmeleri ve İran Selçuklu Devleti ni çökertmelerinden sonra Moğol İlhanlılarının, 1277'de, Anadolu nun tamamına egemen olmaları, büyük bir otorite boşluğu yaratmıştır. Ankara, 11.-13. yüzyıllar arasını kabuğuna çekilmiş, küçülmüş bir kale-kent olarak yaşayacak; ama İlhanlı egemenliğiyle meydana gelen büyük karmaşa içinde, küllerinden yeniden doğacaktır. Ankara, bu karmakarışık ortamı lehine çeviren yegane Anadolu kenti olarak, ilginç bir istisna meydana getirmektedir. Orta çağın sona ermeye yüz tuttuğu sıralarda, Batı Avrupa da 14 Yolculuk