Yolculuk Dergisi 58. Sayı

İş ve Özel Yaşamınızda "Dengeli" misiniz?


İşTEYAşAM İş ve Özel Yaşamınızda "Dengeli" misiniz? aşadığımız çağda, iş ve özel hayatımızla ilgili isteklerimizi ve sorumluluklarımızı bir arada yürütmek, her birimizin üzerinde stres ve baskı yaratan en tipik problemlerden biri. Çoğumuzun birer iş bağımlısı haline geldiği günümüzde, yaşamımız içinde sahip olduğumuz birçok sorumluluktan sadece işimize öncelik vermemiz, bir Şartla aşılır; iş ve özel yaşam dengesini sağlamakla... İşimiz, yakın çevremiz, ailemiz ve kendimiz; bunların hepsi, yaşamımızın birer parçası. Bu parçalar içinde, sahip olduğumuz farklı roller var ve çoğu zaman bu rollerin içinde birinden diğerine geçiş yapabilmek ve bir diğer role bürünebilmek gerekir. İş yerinde hal, tavır, duruş ve düşüncelerimizle, iş ortamımıza ait görünebilmek ve oraya ayak uydurabilmek isteriz. Dostlarımızla bir aradayken, yanımızda sorumluluk ve problemlerimizi taşımak istemeyiz. Ailemizin yanında ise iş yerindeki diğer sorumluluklarımızı unutup, sevdiklerimize konsantre olabilmek isteriz. Bir yakınımız ya da bir arkadaşımız, bizimle bir problemini paylaşmak istediği anda, onunla birlikte olup her Şeyi unutarak, dikkatimizi ona vermek için gayret ederiz. Peki, bunu başarabilir miyiz? İçinde bulunduğumuz ana ve birlikte olduğumuz kişilere odaklanarak, verimli zaman geçirip, kaliteli yaşayabilir miyiz? Basit bir tanımlamayla, iş-özel yaşam dengesi, özel yaşamımız ve kariyerimize ilişkin faaliyetlerin, uyumlu bir Şekilde birlikte yürütülmesi anlamına gelir. Tüm yaşamımız boyunca farklı konularla ilgilenmek, potansiyelimizi açığa çıkarmak için çabalamak yararlı olsa da zaman zaman üstlenmeye çalıştığımız farklı roller, birbirlerini olumsuz etkileyebilir ve bu da bizi zorlar. Örneğin işimize verdiğimiz öncelikler, özel yaşamımıza çeşitli Şekillerde yansımaya başlar. İşle ilgili Yazı: Bürge Yıldırım İnsan Kaynakları ve Eğitim Danışmanı burgeyildirim@hotmail.com Y evraklar eve getirilir; telefon, bilgisayar gibi araçlarla evimiz de bir başka ofise dönüştürülür. İşe ilişkin düşünce, duygu ve davranışlar, özel yaşamda da sürdürülür. İşte baskı altında tutulan duygular, bu defa özel yaşama yansır. İşten dolayı ortaya çıkan kaygı, tedirginlik ve yorgunluk, özel yaşantımızı etkilemeye başlar. Oysa işin sırrı, dengeli beklentiler yaratmaktan ve dengeyi, yaşamımızın ana kuralı haline getirmekten geçer... Son yıllarda, iş-özel yaşam dengesini kurmak için inanılmaz bir çaba sarf ediyoruz. Geçmişteki, vazgeçilmez ve bir zorunluluk halini almış iş başarısı kavramı, yerini dengeli bir hayat ve onun getirdiği yaşam döngüsünün içinde maksimum başarıya bırakıyor. Eğer kendimize, bireysel gelişimimize ve sağlığımızı korumaya yeterince zaman ve çaba harcamıyorsak, kariyerimizde ilerlemenin, başarılarımızın zevkini nasıl ve nereye kadar alabiliriz ki? Benzer Şekilde, tüm zamanımızı ailemiz ve çevremizle harcayarak, üretmeden geçirdiğimiz bir zamanın, potansiyelimizi kullanmamanın, üzerimizde yaratacağı tatminsizlik duygusunu nasıl aşabiliriz ki? Dengeli bir yaşamda, hepsini yaşamak mümkün oysa... İş-özel yaşam dengesini korumada, yakın aile bireylerimiz ve arkadaşlarımız da önemli yer teşkil eder. Aile bireylerine yeteri kadar zaman 116 Yolculuk