Yolculuk Dergisi 57. Sayı

Bir Şiir, Bin Ders


YAşAMKOÇU Bir Şiir, Bin Ders Yerçekimli Karanfil Yazı: Zeynep Müge Kasaroğlu NLP&Hipnoz Trainer - MCC - Hafıza Uzmanı Bülent Şenyürek Sosyolog - NLP&Hipnoz Trainer -MCC info@pusulaegit.com Fotoğraflar: Köksal Kayhan Biliyor musun, az az yaşıyorsun içimde Oysaki seninle güzel olmak var Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda Midemdi, aklımdı Şu kadarcık kalıyor. Sen o karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel O başkası yok mu, bir yanındakine veriyor Derken karanfil elden ele. Görüyorsun ya, bir sevdayı büyütüyoruz seninle Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk Birleşiyoruz sessizce. Edip Cansever S air, Şiirine, "Biliyor musun, az az yaşıyorsun içimde / Oysaki seninle güzel olmak var" diye başlıyor. Bu mısralara dikkat ederseniz, hayatınıza anlam katan, mutluluk getiren veya getirebilecek ve katabilecek insanlar canlanır gözlerinizde. Ama onların verdiği mutluluk, huzur, güç "az az" gelir aklımıza. Çünkü annemizden beklediğimiz, babamızdan beklediğimiz, sevdiğimizden, eşimizden, dostumuzdan beklediğimiz hep yarım kalmıştır; hep eksik, hep az. Bir baba, çocuğunu sonsuz sever. Ama söylemez bunu ona; Şımarır, buna güvenir bir baltaya sap olmaz, diye. Bazen bir eş diğerini sonsuz sevebilir ama bunu dile getirmez, göstermez, talepleri artmasın diye. Bir çocuk, babasını sonsuz sevebilir ama gözlerinin içine bakamaz, korkar, siner, çekinir. Bir anne, özgür bırakmak ister yavrusunu ama bırakmaz. Kendisinden daha iyi bir hayat yaşaması için onun üzerindeki kontrolünü kaybetmesin diye. "Oysaki seninle güzel olmak var" derken Şair, tam olmak, bütün olabilmek adına, hepimizin içimizde, sevdiğini katıksız anlatabilmeye ve sevildiğini sınırsız hissedebilmeye karşı duyduğumuz gizli hasrete ortak oluyor. Bu hasrete saklı çelişkiyle yaşıyoruz hayatımızı. Her Şeyi paylaşabilmeyi düşlerken, endişelerimiz, korkularımız frenliyor bizi. Olmasını istediklerimizi elde etmek adına, çevremizdekileri değiştirmeye çalışırken yarım kalıyoruz, tam olmak varken. Kimi zaman, günlük hayatın keşmekeşine, çarpıklıklarına, mücadelesine öyle bir dalıyoruz ki; "bir ağaç işlerken tıkır tıkır yanımızda" farkına varamıyoruz bile, saatin kaç olduğunun, ilkbaharın, yıllarımızın nasıl gelip geçtiğinin... 114 Yolculuk