
Aşktan Bahsetmek Gerek...
Editörden Aşktan Bahsetmek Gerek... Aşk ayı Şubat... Kutlanması anlamında, ülkemizde belki en fazla 10-15 yıllık mazisi olan Sevgililer Günü nün ayı Şubat... Şimdi aşktan, sevdadan bahsetmek gerek; bir yanda savaş, diğer yanda ekonomik kriz, öte yanda küresel ısınma ama umut olmak, sevgiden, aşktan dem vurmak gerek... Sadece iki kişi arasında yaşanan, özel olandan değil belki, biraz da dünyayı değiştiren, her türlü büyük değişimin ardında yatan aşktan da bahsetmek gerek. Belki de dönüp, insanoğlunun dünyaya varış inanışından, Adem le Havva nın aşkından, Adem in o yasak elmayı neden yediğinden bahsetmek gerek. Tüm bunları bu sayfanın sınırlarına sığdırmak, sonra da sırtını yaslayıp koltuğa, ne kadar güzel anlattım tüm istediklerimi, diyebilmek gerek... Dünya üzerinde en çok tanımı olan ama asla tek anlamı budur denilemeyen "aşk"tan bahsetmek için ve o aşkı yaşamak, kutlamak için ne bir sayfa, ne bir gün, ne de birkaç örnek yeter bize. Aşk ki insanoğlunu, o hep ulaşmak için uğruna her Şeyden vazgeçilen cennetten kovduran; aşk ki dünya tarihini bir anda değiştiren; aşk ki yaratana duyulan, milyonlarca insanın ona ulaşmak için yanıp kavrulduğu ve aşk ki iki insanı birbirine sımsıkı kenetleyen... Aşktan, sevgiden dem vurmak için yeterli değilse de yerimiz, kutlanan günlerden bahsetmeye yeter sanırım. Sevgililer Günü, Anneler Günü, Babalar Günü, Öğretmenler Günü, vs. günlerle kuşatılmışken, ikiye ayrılmış durumda insanlar. A Bir kesim var ki bu günleri kutlamazsa kendini eksik hisseden ve bir kesim var ki emperyalist dünyanın tüketim toplumunu hareketlendirmek için yarattığı bu günlere saygı duymayan. Hangisi daha doğru ve bu doğru kimin doğrusu bilinmez; ama bir gerçek var ki kendi yaşamını tehlikeye atarak, aşık çiftleri, kralın yasağına rağmen gizlice evlendirmeye devam eden Saint Valentine in tutuklanıp öldürüldüğü gün olan 14 Şubat 270 yılından beri bir anma günü olarak geçen 14 Şubat, günümüzde ticari amaçlar da barındırarak Sevgililer Günü haline gelmiş durumda. Günün özüne indiğimizde, aşkı ve sevgiyi, engellenemeyen, yasaklara boyun eğmeyen anarşist bir duygu olarak görebilir ve bu nedenle 14 Şubat ta, sevgilimizin elini her zamankinden daha sıkı tutarak, tüm karşı duruşlara rağmen aşkın vazgeçilmez bir duygu olduğunu, bütün insanlarla birlikte haykırma günü olarak kabul edebiliriz bu günü. Belki de empoze edilmekte olduğu Şekliyle değil de kendi yaratıcılığımızla kutlayabilirsek, iki keskin sınırda duran kesim için bir orta yol bulabiliriz. Sevginizi, aşkınızı, içinizde var olan tüm güzel duyguları göstermekten çekinmediğiniz, doyasıya ve özgürce yaşayabildiğiniz; sevenlerin değil savaşanların yadırgandığı bir dünya özlemiyle tutun sevgilinizin elini 14 Şubat ta ve yaratıcılığınızın emperyalizm tanımayacağı size özel bir gün yaşarken, mırıldanın birlikte: "Dünyayı güzellik kurtaracak; bir insanı sevmekle başlayacak her Şey..." Ceyda Taşdelen Yayın Yönetmeni