
Yılanlı Sütun
KENTTARİHİ Yılanlı Sütun Osmanlı kentlerini, Batı kentlerinden ayıran özelliklerin başında, meydan bulunmaması gelir. Osmanlılar, halkın bir araya gelmesinden hiç hoşlanmadıkları için, Batı da toplumsallığın, siyasetin, ekonominin ve elbette demokrasinin gelişmesine büyük katkıları olacak meydan oluşumunu, bilinçli bir Şekilde engellemişlerdir. Buna karşılık Eski Yunan ın "agora"sı, Roma nın "forum"u ve Rönesans İtalya sının "piazza"sı temelinde Şekillenen Batı kentlerinin meydanları, birer uygarlık koridoru olmuşlardır. Meydanların en önemli kurucu unsurlarının başında, oraya dikilen heykeller gelir. Bunlar hem dönemin sanat zevkini yansıtmakta hem de dikiliş amacının iyi okunması halinde, o dönemin ana eğilimleri hakkında geniş bilgiler aktarmaktadırlar. Roma İmparatoru Konstantinus un yeni bir başkent kurmaya karar vermesiyle, Marmara ve Boğaz kıyılarında inşa edilmeye 324 yılında başlanan Konstantinopolis, 11 Mayıs 330'da resmen açılmıştır. Bu kent, Roma tarzına uygun olarak, birçok meydana sahiptir. Meydanların dışında, gene halkın toplanmasına olanak veren önemli yapılardan biri de at yarışlarının yapıldığı hipodromdur. Bugün yerinde Sultanahmet Meydanı nın yer aldığı Bizans Hipodromu, Konstantinopolis in en önemli yerlerinden biriydi ve başkentini dünyanın bir numarası haline getirmek isteyen İmparator Konstantinus, burayı ve tüm kenti, Pagan tapınaklarından getirdiği nadide eserlerle süslemek için büyük gayret sarf etmekteydi. İstanbul a getirilen bu Pagan eserlerinin en ünlü ve değerlilerinden biri de Yılanlı Sütun dur. Antik dönemin en ünlü dinsel adaklarından biri olan bu sütun, "Platea Sacayağı" adını taşımaktadır. "Pers Savaşları" denilen ve İran ordularının Eski Yunan topraklarına yönelik kapsamlı harekatı esnasında meydana gelen çarpışmalardan biri Yazı: Mehmet Ali Kılıçbay olan Platea Savaşı nda, 31 Eski Yunan polisi (Şehir-devlet), güçlerini birleştirerek, MÖ 29 Ağustos 479'da, İran ordusunu yenmişlerdi. İşte kazanılan bu zaferin anısına, Tanrı Apollon a bu yılanlı sütun sunulmuştur. Platea Savaşı, Eski Yunan alemi için çok önemliydi; çünkü PersYunan savaşlarının sonuncu çarpışmasını meydana getiriyordu. Nitekim bu çarpışmayı kaybeden İranlılar, Yunan topraklarından çekilmeye başlamışlardır. Antik yazarların hemen hepsi, bu ünlü sütundan söz etmişlerdir. Örneğin tarihçiliğin babası Bodrumlu (Hallikarnassos) Herodotos, sütunun, bronz İran silahlarının eritilmesiyle elde edilen halitadan döküldüğünü bildirmektedir. Bu sütun, ilk önce Delphoi deki Apollon Sunağı nın karşısında yer almaktaydı. Çan biçimli bir kaidenin üzerinde yer alan bronz sütun, birbirine dolanmış üç yılandan meydana gelmekte ve bunların üzerinde, altın bir sacayak yer almaktaydı. Bu sacayağın üzerinde de, içinde hiç söndürülmeyen ateş bulunan bir kazan bulunmaktaydı. Sacayağın yapılmasında kullanılan altın, İran ordularının komutanı General 20 Yolculuk